Senelerce bu konuyu bıkmadan usanmadan yazdım.\r\nBu konuyu o kadar çok yazdım ki; belki de bazı okuyucularımız her defasında bu yazılarımın başlığını gördüklerinde, yeter be kardeşim yeter. Nedir bu yeşil Beydağı, yeşil Beydağı diye tutturmuşsun. Birazda başka konulara değin dediklerini görür gibiyiydim.\r\nFakat yıllarca süren bütün bu çabalarımıza rağmen, hiç kimseye derdimizi anlatamadık. Neden sesimize kimse kulak vermiyordu anlamıyordum? Hem sonra kimseden bir şey istemiyorduk. Tek istediğimiz Şey: Malatya’mıza can verecek, havasını değiştirecek, oksijen sağlayacak, erozyonu önleyecek, dağdaki bütün canlılara hayat verecek, Malatya’mıza sağlıklı güzel bir yaşam sağlayacak, kışın yağan kar ve yağmur sularının boşa gitmemesini engelleyecek ve zeminde tutacak bir Orman projesinin hayata geçirilmesini istiyorduk.\r\nEvet, değerli okuyucularım; gerçekten yıllarca bu konuyu o kadar çok yazdım ki, artık kaç defa yazdığımı inanınki ben bile unuttum. Evet, değerli okuyucularım, bendeniz Malatya’dan uzak gurbette yaşıyorum. Tabi ailemin büyük bir bölümü halen Malatya Orduzu da yaşıyor. Tabiî ki bizde, sılamız baba ocağına fırsat buldukça gelip gidiyoruz. Ve özelikle de son 10 yıldır, daha sık Malatya’ya gelip gidiyoruz. Fakat her Malatya’ya geldiğimde, inanınki ayaklarım gitmek istemez.İşte her Malatya’ya gelişimde, Bey dağlarına bakar bakar neden bu dağlar yemyeşil bir ormanlık olmasın ve Malatya’mıza sayısız birçok faydalar sağlamasın diye hep düşünür dururdum.\r\nİşte bu düşünce ile Malatyalı bir basın mensubu olarak, son 15 yıldır bu konuyu gelmiş geçmişmilletvekillerimiz, bürokratlarımız, valilerimiz ve diğer resmi yetkililerimiz olsun iletmediğim kimse kalmadı. Fakat maalesef hiç kimse bu konuyla ilgilenmedi.\r\nİşte Malatya’mız için oldukça önemli olan bu projeyi kimse kabul etmiyor diye, beni nerede ise karamsarlık sarmışken, malumunuz; bir önceki Valimiz Sayın Ulvi Saran Bey Malatya’ya gelir gelmez, bu konuyu dört hafta boyunca sık sık Sayın Ulvi Saran Beyinde gündemine sunmaya çalıştım yazılarımla. Ve nihayet yıllardır rüyam gerçekleşmiş ve Ulvi Saran Beyde böyle bir projenin Bey dağı ve Malatya için çok önemli olduğunu anlamış olacak ki, Malatya’mız için oldukça önemli olan bu projeyi, Malatya il çevre Orman müdürlüğü ile beraber Beydağlarında başlattı sağ olsun.\r\nEvet, Sayın Ulvi Saran Bey ve çevre Orman müdürlüğümüzün Malatya’mız için başlattığı bu projenin bütün detaylarına girmek istemiyorum. Çünkü Malatya halkının büyük bir bölümü bu konuyu çok iyi biliyor. Benim bugün asıl değinmek istediğim konu: Ulvi Saran Beyin başlattığı ve Malatya’mız için sayısız faydalar sağlayacak olan bu projeşimdi ne durumda ve bu yıl fidan dikme mevsimi itibarı ile nasıl bir çalışmanın olduğunu Malatya halkı mutlaka bilmek istiyor.\r\nUmut ediyoruz ki, yeni Valimiz Sayın Vasip Şahin Bey bu projenin Malatya’mız için ne kadar önemli olduğunu mutlaka farkındadır? Ve bu projenin aksatılmaması için gerekli bütün önlemleri almıştır mutlaka. Evet. Bey dağını yeşillendirme projesi, Malatya’mız için geleceğin çok ama çok önemli bir projesidir. Bu projenin devam ettirilmemesi ve aksatılması, Malatya’mıza yapılacak en büyük bir yanlış olur. Çünkü yeşil Bey dağı projesinin gelecek nesillere ve Malatya’mıza vereceği bütün bilimsel faydaları yazmamız için, ancak bir kitap yazmamız lazımdır. İşte bu vesile ile Sayın değerli valimiz Vasip Şahin Beyin bu konuya mevsim itibarı ile gereken ihtimamı göstereceğine gönülden inanıyoruz.\r\nEvet, bugün bu konuda daha fazla bir şey yazmak istemiyorum, Çünkü böylesine önemli bir proje konusunda bir ihmalin olacağını sanmıyorum. Ve bugünkü yazımızı: Peygamber efendimizin ağaç dikme konusundaki bazı hadisi şerifleri ile son vermek istiyorum.\r\n \r\nPeygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdular:\r\n \r\n*Ağaç diken Müslüman muhakkak o ağaçtan yenilen meyve onun için sadaka olur, o ağaçtan çalınan meyvede onun için sadaka olur. Vahşi hayvanların yediği de o kimse hesabına sadaka olur. Kuşların yediği de sadakadır. Her insanın ondan yiyip eksilttiği meyve de onu diken Müslüman için bir sadakadır.\r\n*Ağaç diken her bir kimse için muhakkak Allaha Teala diktiği ağaçtan çıkan meyve kadar ecir ve sevap takdir ve ihsan buyurur.\r\nBu mevzudaki birçok hadis-i şeriften açıkça anlaşılan ziraatın, ağaç dikmenin İslam dininde fazileti ve müstesna bir kıymet ve ehemmiyeti bulunduğudur.\r\nBir memleketin sıhhat ve servetinin, terakki ve saadetinin en başında o memleketin zira ati ve ağaçlandırılması gelir. Bu cihetle Peygamber Efendimiz(s.a.v) ağaç dikmeyi ashabına öğretmiş ve o derece ehemmiyet buyurmuşlardır ki;\r\n*Kıyamet koparken sizden birinizin elinde bir hurma dalıbulunurda kıyamet kopmadan dikmeye gücü yeterse bırakmasın muhakkak onu diksin* buyurmuştur.\r\nEvet, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bu oldukça anlamlı olan hadisi şeriflerinden sonra fazla söze hacet yoktur sanıyorum. Malatya valimiz başta olmak üzere, bu konuda yetkili olan bütün resmi yetkili ve kurumların gündemine önemle arz edilir. \r\nSaygılarımla