Değerli ORDUZULUokuyucularım: bugün her gün kullandığım ve hitap etiğim yazı yazma üslubunu bir kenara bırakarak, siz değerli orduzulu hem şerilerimin diliyle konuşacak ve yazmaya çalışacağım.\r\nÜstü kapalı cümleler ve kelimeler, mümkün mertebe kullanmamaya çalışacağım.\r\n.Her şeyi dobra dobra, dilimin döndüğü ve hafıza lamın anladığı kadar siz değerli ORDUZULU hem şerilerimle paylaşmaya çalışacağım.\r\nHani, zaman zaman halkımızın dilinde söylenen bir söz vardır;bazen karşımızdaki bazıinsanları morali bozuk olarak gördüğümüzde; hayrola kardeşim, gemilerin mi battı diye şöyle biraz takılırız dururuz.\r\nİşte bende bugün\r\nBana gelen siz değerli bazı okuyucularımın gönderdiği bazı e-mail’lerinde dikkate alarak, memleketim, sılam, yurdum ve baba ocağı olarak çok önemsediğim Orduzu konusunda gerçek hissiyatımın sesini dile getirerek, bazı konuları sizinle paylaşmaya çalışacağım.\r\nBu söyleyeceklerimden dolayı: Ak Parti başta olmak üzere, CHP, MHP ve diğer bütün partiler olarak, her kim söylediklerimden gocunursa gocunsun, hiç kimse kusura bakmasın, ama doğruları söylemek durumundayız.\r\nÇünkü doğruları söylemeyip, yarın kıyamet günün de, hiçbir siyasetçinin kendi çıkar ve menfaatleri için izlemiş olduğu yanlışları nedeni ile onların yaptıkları bu yanlış veballerinin altına asla girmek istemiyorum yarın kıyamet gününde.\r\nEvet, Konu Orduzu Belediyesi’nin İptal edilerek, \r\nOrduzunun Mahalle yapılma konusudur.\r\nBendenizAk partiyi oy vermiş bir vatandaş olarak ve son on yıldır, Ak Partinin yaptığı birçok barılı hizmetleri gibi, AK Parti bu millete yararlı hizmetlerini devam ettirdikçe, bir tek oyum vardır ve o bir tek oyumu da Ak Partiye vermeye devam edecek ve yazılarımdan dilim döndüğünce, Ak Partin doğrularını yazmaya devam edeceğim.\r\nFakat bu demek değildir ki; Ak Partinin doğru veya yanlışher kararına evet diyeceğim.\r\nEvet, doğrularına doğru diyecek ve yanlışlarına karşı ise açık ve net bir şekilde karşı duracağım.\r\nÖrneğin benim yüce Kitabım: Kuran’ı Kerimde: Zina haramdır ve suçtur diye yazılıdır.\r\nMesela Ak Parti yönetimi; Avrupa Birliği müktesebatına uyum yasaları çerçevesinde, maalesef zinayı suç olmaktan çıkardı.\r\nİşte ben bir Müslüman olarak,alınmış olan böylesine yanlış bazı kararlara karşı, inanmış bir Müslüman olarak, her Müslüman kardeşim gibi karşıyım ve bu yanlışı bir an evvel düzeltip, tövbe etmelerini diliyorum.\r\nEvet, Orduzu Belediyesi’nin iptal edilip mahalleye çevrilme konusuna gelince:bazı Orduzulu hemşerilerim:çok haklı olarak, bana gönderdikleri mesajlarında, işte efendimşimdiye kadar gelip geçen belediye başkanları Orduzu’ya ne yaptılar ki; hep böyle olmaktansa, belediye iptal edilsin ve merkeze bağlansın, hiç olmasa hizmet gelir demektedirler.\r\nEvet, bazı Orduzulu hem şerilerimizin, gelmiş geçmiş bu başarısız bazı belediye başkanları nedeni ile sık sık kullandıkları bu ifade dili; ilk etapta insana doğruymuş gibi gelebilir.\r\nFakat oturup ta şöyle bir aklıselim şekilde düşündüğümüzde; bu ifade dilinin hiçte doğru olmadığını görürüz.\r\nÇünkü bazı kişilerin başarısızlığını ve beceriksizliğini örnek gösterip, asıl gerçekleri örtbas etmek doğru değildir.\r\nDaha dün Orduzu’da yerel seçimler yapılırken; Ak Parti mevcut belediye başkanını aday gösterirken, ben şahsen yazılarımla, günümüz dünya koşullarına göre, Orduzu için düşünülen bu adayın bilimsel ve teknik olarak, yerel yöneticilikle uzaktan ve yakından ilgisinin ve hiçbir bilimsel projesinin olmadığını söylediğimde, bazı hem şerilerimiz; hadi be sende, adayımız iyidir iyidir diyerek, adeta Ak Partinin merkezinden çıkmıyorlardı.\r\nBeni her gördükleri yerde yazılarımdan dolayı ve mevcut aday la ilgili düşüncelerimden dolayı, bazı orduzulu vatandaşlar adeta beni bir öcü gibi göstermeye çalışıyorlardı.\r\nGeçtiğimiz yerel seçimlerde, bir gün(Net Haber Gazetemizin ) Akpınar’daki bürosunda bu konu ile ilgili sohbet ederken, bazı arkadaşlar, ya hocam Ak Parti bu bazı adayları çok yanlış seçti; ne olacak şimdi dediklerinde; sabırlı olun inşallah biz yanılırız.\r\nNe yapalım; artık Başbakanımız Sayın R. Tayip Erdoğan’ın hatırıiçin, artık kızılcık şerbeti içeceğiz demiştim.\r\nFakat Orduzu konusunda bu şerbet gerçekten çok acı oldu.\r\nÇünkü o gün; o bazı kişiler hakkında söylediklerimiz bugün bir bir meydana çıktı maalesef.\r\nEvet, bu gün bu konuda; Orduzulu değerli bazı hem şerilerime diyeceğim; bizler vatandaşlar olarak, zamanında bazı Saiklerle asıl karşıduracağımız durumlardan kaçtığımız için, bugün bu gibi olumsuz durumlarla karşılaşıyoruz maalesef.\r\nYani kusura bakmayın ama bu aday gökten zembille inmedi ki, bu adayı belediye başkanı olmasını isteyenler bizler yani Orduzu’lu hem şerilerimiz değiller mi?\r\nEh, şimdi kalkmışız; bu yaptığımız hatayı düzeltmek için, işte efendim bu böyle olmuyor, Orduzu merkeze bağlansın, hiç olmasa hizmet gelir diye suçumuzu örtbas etmeye çalışıyoruz.\r\nDaha önce yaptığımız bu yanlışı, şimdi başka bir yanlışla kapatmaya çalışıyoruz.\r\nSöylerimsiniz; Malatya’nın 88 yıldır merkezdeki altyapı, üst yapı ve diğer belediyelik olan hizmet ve ihtiyaçları şimdiye kadar tam olarak yapılabildi mi ki; şimdi kırsal alanlar da hizmet vermeye başlasın?\r\nEvet, değerli orduzulu hemşerilerim: belki bazı değerli okuyucularım biliyorlardır: bedeniz 44 yıldır İstanbul’da yaşıyorum ve daha beşaltı yıldır emekli olup köşemize çekildikten sonra, sık sık Malatya ile yeterince ilgilenmeye başladık.\r\nSayın Başbakanımız la 30 yıl İstanbul’da aynı siyasi teşkilatın içinde beraber siyasette bulunduk ve bu çizgide yürüdük.\r\nEvet, şimdi bunu söylemekle ne demek istediğime gelince; dediğim gibi: 44 yıldır İstanbul’dayım ve halen İstanbul merkez ilçelerinin sorunları bitmiş değildir.\r\nOysaki İstanbul, devasa bir yerel yönetin bütçesine sahip olmasına rağmen, maalesef her gün yeni sorunlarla merkezler boğuşup duruyor.\r\nEvet, söz konusu Malatya ya olunca: Malatya yıllardır halen kendi merkezi sorunları ile boğuşup dururken,peki söylerimsiniz; kenar semtlerin ilçeleri ve beldelere nasıl ve kaç yılda tam anlamı ile hizmet verebilecektir söylerimsiniz?\r\nYoksa birilerinin düşündüğü gibi, kanar semtlere imar planları izni verilip, betonlaşma başlayıp tarım alanları yok edilip, otantik doğa şartlar yok edilip, kendi kaderine terk edilmeyi birileri iyi mi olacak zam ediyor.\r\nEvet, İstanbul büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyelerinin sorunları ile uzun bir süre, yakinen siyasetin içinde bulunup iç içe bir dönemi yaşadım ve yerel yöneticilikle ilgili önemli bir deneyime sahip oldum.\r\nTürkiye’nin ekonomik şartlarında, yerel yönetimler noktasında, 5 veya 10 ilimiz hariç, Türkiye’nin 81ilinde hangi ilimiz merkezinde, alt ve üst yapı sorularını tamamen hal etmiş durumda acaba?\r\nNOT: Bu konuya gelecek yazıda devam edeceğiz İnşallah\r\n \r\nOrduzu Mahalle Değil, İlçe Olmalıdır – 2 -\r\n \r\nGeçen yazımızın son bölümünde ne demiştik?\r\nYani şimdi biz Orduzulular olarak, belediye başkanlarınoktasında, yıllardır hep bazı çıkar ve menfaatlerimizi göz önünde bulundurarak, belediye başkanlığı koltuğuna layık olmayan ve ehli olamayan birilerine karşı sesimizi çıkarmayacağız, bu kişiler başarısız olunca da, efendim, merkez bağlanalım da kurtulalım mı diyeceğiz?\r\nİşte bu düşünce ve bu mantığı kökten yanlıştır.\r\nÖnce Allahtan korkacaksın ve seni yönetmeye gelecek olan kişiler; eğer seni yönetmeye ehli kişiler değillerse, Allah için bu kişilere karşıtepkini gerekirse aslanlar gibi Allah için koyacaksın ve sesini duyuracaksın gerekli yerlere…\r\nOrduzunun yıllardır, hakkı olan ilçe olma hakkı için, ORDUZUDA bir REFERANDUMUN yapılması için, şimdiye kadar, hangimiz bir resmi kurumun kapısını çaldık değerli Orduzulu kardeşlerim ve hemşerilerim?\r\nÖnce kendimizi bir sorgulayalım bakalım; şimdiye kadar bu söylediğimiz söz konusu başarısız kişilere karşı, bizler vatandaşlar olarak, bir gün olsun bir kaç kişiyi yanımıza alıp ta, resmi siyasi bir kuruma gidip itirazda bulunup, asıl yapmamız gereken görevini yaptıkmı?\r\nEvet, 68 yıldır Orduzu’nun kendi müstakil belediyesi varken ve Orduzulu vatandaşımız işlerini, sorunlarını kendi müstakil belediyesinden daha kolay ve rahat çözerken, Orduzu merkeze bağlanıp şehrin devasa yüz binleri içinde kaybolup sorunlar yumağı ile baş başa bırakılınca, daha mı iyi olacak zan ediyoruz?\r\nEvet, bütün bu söylediklerimden sonra; Ak Partiye oy vermişbir kişi olarak, birkaç söz de Sayın Ak Parti Malatya il yöneticilerine söylemek istiyorum.\r\nBu sözlerime kızacaklarını elbette ki biliyorum.\r\nHani derler ya; dost acı söyler diye.\r\nDemokratik tahammüller ve yasaların verdiği haklar gereği; kapatılan bu söz konusu beldelerde, vatandaşın hakkı olan REFERANDUM hakkını neden işletmiyor ve neden kullanmalarına izin vermiyorsunuz?\r\nHani kaş yapayım derken, göz çıkarmak meselesi var ya?\r\nMalatya’nın büyükşehir olmasına elbette ki biz Malatyalılar olarak büyük bir sevinç duyduk ve bu sevici yaşıyoruz.\r\nFakat siz kalkıp ta benim 68 yıllık belediyemi kapatırken, bu millete hiçbir şey sormadan kapatır ve ben yaptım oldubitti Maşallah derseniz; İşte o zaman ben bir vatandaş olarak, oturur başımı ellerim arasına alır ve şöyle bir derin derin düşünürüm.\r\nBelki bugün bu yazıyı okuyan bazı değerli okuyucularım diyebilirler ki; yahu Lütfi CANER sen bugün iyi misin, bu nasıl yazı be kardeşim; galiba sen bugün zıvanadan çıkmışsın diyebilirler.\r\nEh ne yaparsınız değerli okuyucularım; ülkemizin siyasette ki bazı uygulamaları, maalesef ister istemez insanı bazen işte böyle zıvanadan çıkarıyor değerli okuyucularım.\r\nİşte bugün benim bu yazıda zıvanadan çıktığım gibi. \r\nEvet, hangi siyasi partimiz olursa olsun, her seçim arifesinde; vatandaşa öylesine tozpembe tablolar çiziliyorlar ki, meydanlarda ve açıklamalarından, bu söylenenleri dinleyen çeşitli siyasi partilere mensup seçmenler de çok iyi niyetle bu temennileri dinledikleri için, benim desteklediğim siyasi partimden daha doğrusu yoktur düşüncesine kapılıp büyük bir beklentiye giriyor.\r\nFakat desteklediği siyasi parti yarın iktidara gelip, başka türlü bazı icraatlar içine girince, işte o zaman vatandaşın siyasette karşı beslediği o bütün iyi niyetleri aksi bir düşünceye dönüşerek, siyasetçiye karşı büyük bir itimatsızlık ve güvesizlik meydana geliyor.\r\nDenilebilir ki; bu düşünceye nereden varıyorsun?\r\nYani eğer siz: seçim meydanlarında veya zaman zaman yaptığınız çeşitli bazı platformlarda, kendinizi ve siyasi felsefenizi anlatırken veya evrensel bazı siyasi demokratik normlara göre icraat yapacağınızı anlatırken, seçilip iktidara geldikten sonra bunları unutursanız,\r\n(işte o zaman vatandaş göbek atar.)\r\nEvet, vatandaşın bu göbek atması ne demek diye soracak olursanız?\r\nBu aslında çok uzun bir hikâye, fakat ben size kısa bir iki cümle ile özetlemeye çalışayım:\r\nHani meşhur bir hikâyedir; Padişah vatandaşa durmadan yeni vergiler uygular ve vezirini her gün çarşıya gönderir, “bak bakalım vezir, vatandaş ne diyor diye”.\r\nVezir her defasına geldiğinde; padişahım vatandaş kızıp, bağırıp duruyor bu uyguladığınız vergilerden dolayı der.\r\nVe yine padişah son bir defa vezirini çarşıya gönderir, git bak bakalım bugünde vatandaş uyguladığımız vergilere karşı neler diyor diye?\r\nVezir yine çarşıya gidip, esnafı gezip geri gelince, Padişah yine sorar; söyle bakalım vezir; bugün vatandaş uyguladığımız yeni vergiler için vatandaşlar ne diyor diye sorunca; vezir şaşkın bir şekilde padişaha bakarak, “vallahi padişahım ben bugün hiçbir şey anlamadım.”\r\nÇünkü vatandaş göbek atıp oynuyor devletlû padişahım, ben bugün hiçbir şey anlamadım” vatandaştan der.\r\nPadişah bunu duyunca, tahtına şöyle bir oturup geriye yaslanır ve kara kara düşünmeye başlar ve vezire şunu der; “vezir çabuk koyduğumuz bu vergileri hemen kaldır, çünkü vatandaş göbek atmaya başladı mıişler çok değişir ve artık biz bu tahtan rahat rahat oturamayız” der.\r\nİşte bu iktidar: geçtiğimiz günlerde bazı illerin çoktadır hak ettiği ve beklediği büyükşehir yasasını çıkarırken, bu yasanın yanında bazı ek maddelerle bazı belde ve ilçeleri kapatma kararı alması; vatandaşa şok etkisi yaptı.\r\nEğer farkında iseniz; bu konuda, vatandaştan bir sesizlik söz konusu.\r\nÇünkü vatandaş ne söylerse söylesin, sözünü dinleyen kimse olmayacak.\r\nMesela Rahmetli Turgut Özal’da,1989 yerel seçim’lerinden bazı siyasi uygulamalar yapıp, birde eli kolu zincirli belediye başkanları afişve resimlerini Türkiye’nin her tarafına asarak, eğer bana oy vermeseniz; işte karşı rakip belediyelerin ellerini kollarını yasalarla böyle bağlarım ve çalıştırmam demek isteyince, seçim sabahı Türkiye’de yerel yönetimlerde belediyeler bir geceden sandıktan değişti.\r\nİşte Rahmetli Turgut Özal’ı üç defa bağrına basıp iktidar yapan Türk milleti; seçim sabahı Anavatan partisinin bütün belediyelerini sildi ve oylarını DYP ve SHP ye verdi, belediye seçimlerinde büyük bir çoğunlukla.\r\nEvet, yakın tarihte bir hadise olduğu için, bunu yaşımız itibarı ile çoğumuz biliyoruz.\r\nVe işte bu günlerde, Ak Partinin de vatandaşı kızdıran böyle yanlış bir uygulaması: \r\nbir yandan büyükşehir uygulamaları ile vatandaşı sevindirirken, diğer taraftan bazı ilçe ve beldeleri kapatmakla işe başlarsa, vatandaş yorganı yakar ve yerel siyasette çok şeyler değişebilir. \r\nİşte bu durumda, son 10 yıldır Türkiye’ye birçok başarılı hizmetleri olmuş olan bu iktidarızayıflatır ve gerçekten yazık olur.\r\nBen şahsen Ak Parti’nin yerinde olsaydım; bu büyük şehir yasasında,yıllardır büyükşehir olmayıhak eden illeri büyükşehir yapar ve yasadaki diğer maddeleri, yani büyük şehrin sınırları il sınırıdır kısmını uygulamazdım şimdilik.\r\nVe ayrıca nüfuslarıbeş 5 binin üstünde olan ilçe ve beldeleri hiç kapatmazdım.\r\nÇünkü bu noktalar siyasette mayınlı tarladır.\r\nİşte İstanbul Kartal ilçesinde, Başbakanımız Sayın R.Tayyip Erdoğan’ın büyükşehir belediye başkanı olduğu bir şehirde, kazanılmış bir belediyeyi yapılmak istenen bu bazı yanlış uygulamaları vatandaşa dayatınca, Ak Parti seçimi direk kayıp etti.\r\nİşte şu anda suskun ve sözü siyasetçiye geçmeyen vatandaş,asıl tepkisini Ak partiye bu noktada gösterecektir.\r\nÇünkü vatandaş; ben R.Tayyip Erdoğan’ı seviyorum genel seçimlerde oyumu veririm, ama benim 60 -70 yıllık belediyemi kapatmaya kalkarsa; işte o zaman işler değişir diyor.\r\nÇünkü bu vatandaş bunun siyasi tarihimizde çok yaptı.\r\nÖrneğin Malatya’da, bir beldede: vatandaşlarımız ismini söylemek istemediğim başarısız bir belde belediye başkanı ile ilgili; kardeşim Ak Parti bu kişi için bize iyi insandır diye lense ettiği için bizde oyumuzu ona verdik.\r\nFakat bu kişi başarısız çıkınca ve bazı yanlış uygulamaları vatandaş tarafında iddia edilince, buna rağmen kimse bu kişiyi görevden almadı ise bizim suçumuz nedir diyor.\r\nEvet, işte vatandaş merkezdekilerin kendilerini dinlemediğini ve kale almadığını görünce, sesizleşir ve köşesine çekilir, eh ne yapıyım, mademki kimse bizi kale almıyor, elbette önümüze bir gün seçim sandığıgelecektir der ve seçim sandığın konulduğunda yapacağı sürprizi çok güzel yapar\r\nEvet, Malatya’da, siyasette yakın tarihte yerel seçimlerde kaç iktidar değişti?\r\nCHP, Anavatan Partisi, AP, Refah Partisi, MHP.\r\nEvet, yani siyasetçi millete rağmen, ben yaptı oldubitti Maşallah dediğinde; vatandaş gereğini hemen seçim sandığında yapıyor.\r\nİşte bu son siyasi kararlarla ilgili vatandaş demek istiyor ki;sakın ha sakın; benim beldem ve ilçem eğer 5 binin üstünde ise, sakın kapatmaya kalkmayın ey siyasetçiler demek istiyor.\r\nAksi takdirde yarın mutlaka seçin sandığı benim önüme konulacak.\r\nİşte o zaman, bana yanlış yaptı isen; elbette ki, külahlarıdeğişiriz demek istiyor.\r\nSaygılarımla