İran Baltayı taşa vurdu - 3 -

İran Baltayı taşa vurdu - 3 -
Evet, İran: bugün bölgesinde ki bazı yanlış politikaları ve tutumu dolayısı ile adeta bir intihara doğru gidiyor.\r\nDaha bundan iki yıl evveline kadar, Türkiye’nin her halükarda yanında olduğu ve hatta iki defa Amerika’nın çeşitli bahaneler uydurarak, İsrail’in isteği üzerine, İran’a saldırmaya hazırlanması karşısında, Türkiye’nin kararlı bir şekilde buna karşı durması neticesinde, Amerika veİsrail’in kurguladıkları oyunları bozulduğu halde ve İran’ın bütün bu gerçekleri bildiği halde görmemezlikten gelerek bütün bu gerçekleri elinin tersi ile bir kenara itmesi oldukça düşündürücüdür.\r\nBu gün birçok olumsuzluklarına rağmen, dünyada en büyük\r\ngüç olan (Birleşmiş Milletlerin) yapısının sağlıklı bir yapılanma olmadığını ve İslam dünyasının aleyhine olduğu elbette ki tartışılmaz bir gerçektir. Örneğin bugünkü, BM’nin müktesebatı çerçevesinde Müslüman ülkeler açısında eleştirilecek ve tartışılacak birçok konuların olmasına rağmen ve yeri zamanı geldiğinde, Rusya ve Çin’in dahi İran için güvenilmez olduklarıelbette ki ortadadır.\r\nVe bu her iki ülkenin de, aynen batı devletleri gibi ekonomilerini ve savunmalarını kalkındırmayı yönelik, ancak Ortadoğu Müslüman ülkelerini sömürmeyi ve biri birilerine kapıştırıp ürettikleri silahlarısatmaktan başka bir şey düşünmedikleri çok açık bir şekilde bilinmektedir.\r\nPeki, bilinen bütün bu gerçekler karşısında, İran’ın bütün bunları bilmemesi düşünülebiliri mi? Elbette ki İran bütün bunları biliyor. Peki, buna rağmen, İran’ın mezhep faktörünü öne çıkararak, bütün İslam âlemine karşı bir tutum içinde olması ve bu büyük yanlışını görmemesi ne demektir?\r\nEğer İran - Irak savaşı döneminde; Ayetullah Humeyni gibi dünya gerçeklerini iyi bilen ve kavrayan bir lider olmasaydı ve Amerika başta olmak üzere, bütün batı devletlerinin destekledikleri Saddam Hüseyin zalimi karşısında, batının oynadığı oyununu bozup, (ben kızılcık şerbeti içtim) deyip Irak’ın başlattığı bu haksız savaşı Ayetullah Humeyni durdurmasaydı; İran şu anda ne durumda olabilirdi?\r\nİşte bütün bu gerçeklere rağmen, İran’ın özelikle son 10 yıldır bölgesinde, Türkiye gibi kendisine en büyük dost olan ülkeye sırt çevirmesi, İran’ın büyük kaybıolmuştur. İran maalesef bu gerçeği halen görmemezlikte gelmektendir. İran, her ne gerekçe ile olursa olsun, Amerika ve batının haksız bazı durumlarıkarşısında, Türkiye’nin her zaman İran’ın yanında yer alacağı gerçeğini maalesef halen göremedi. Türkiye ve İran’ın: son 88 yıllık geçmişinde, bazı yönetim ve iktidarların bazı zafiyetler gerekçesi ile zaman zaman sağlıklı bir diyalog ve dostluk kurulamamış olabilir.\r\nFakat Türkiye’de son 10 yıllık İktidarın: bölgesindeki bütünİslam ülkelerine, tarihten gelen kardeşlik duygusu içerisinde, kucaklayıcı, samimi bir dostluk içerisinde bir perspektif sergilediğinin ve bunu daha da geliştirmek istediğini maalesef İran görmek istememektedir.\r\nİran, Türkiye ile ilgili, ilk önce inanç bağları, tarihi komşuluk ve kardeşlik bağları gerçeğini maalesef unutmuş durumdadır.\r\nİran, Rusya ve Çin’den ziyade ‘ Türkiye’ye daha çok güvenmesi gerektiği gerçeğini de maalesef unutmuş durumdadır.\r\nOysaki İran, Rusya ve Çin’in, bölgedeki çıkar menfaatleri gereği, her an kendisine karşı olabilecekleri gerçeğini de kulak ardı etmektedir. Örneğin bugün: BM bünyesinde, zaman zaman alınan bazı kararlarda, bu söz konusu her iki ülkenin, İran’ı nasıl yalınız bıraktıklarını hep görüyoruz. Bu gerçeğe rağmen, İran bu gerçekleri dünya kamuoyunda maniple ederek, (gâvurdan dost domuzdan post olmayacağı)gerçeğini halen görmek istememektedir.\r\nPeki, İran Suriye konusunda ki bu yanlış tutumunu ve tavrını sürdürüp, Türkiye’nin uzattığı bu dostluk ve kardeşlik elini boş bıraktığından ne olur diye soracak olursanız? İran, Türkiye’nin Osmanlıdan gelen köklü büyük bir devlet olduğu gerçeğini ve Türkiye’nin bu dostluk ve kardeşlik çağrısını kulak vermediği sürece, çok şeyler kaybetmiş olacağını bilmelidir. İran, Türkiye’den kendisine hiç bir zaman zarar gelmeyeceğini çok iyi biliyor.\r\nFakatİRAN bu tutumunu sürdürdükçe: bölgesinde ve birleşik Arap ülkeleri nezdinde olsun, ABD ve Avrupa Birliği devletleri nezdinde olsun, uluslar arasıplatformlarda olsun, hep yalnız kalacak ve bu yalnızlığın neticesi olarak, ülke bünyesinde halkı ile yönetim arasında çeşitli zafiyetler ile karşılaşacaktır. Ve maalesef buna daha fazla dayanamayıp, büyük ekonomik güç kaybına uğrayacaktır.\r\nEvet, İran’ın bugün Suriye ile ilgili olan yanlış tutumundan dolayı utturup ciddi ciddi düşünmesi gerekir:\r\n1-Kalkınma trendine girerken, Türkiye ile olan samimi dostluğu konusunda soğuk bir dönme girmesi ne demektir?\r\n2-Amerika ile İran2ın zaten yıllardır yıldızı barışık değil.\r\nAmerika bir fırsatını bulsa, İsrail rahat etsin diye hemenİran’ı vuracak. İran’ın bütün bunları bilmemesi mümkünümü?\r\n3- Suriye konusunda aldığı bu yanlış tutum nedeni ile bütün Birleşik Arap ülkeleri ile ilişkileri soğuk bir döneme girdi.\r\n4-İsrail ile zaten her an bir kapışması, bütün Avrupa ve Amerika’nın işine gelmektedir. Çünkü böyle bir durum; İran’ı çökertmenin en kısa yoludur İsrail karşısında. Saddam zamanında nasıl destek verdilerse ise, yine aynı şekilde destek verip yarım bıraktıkları işlerini tamamlaya çalışacaklardır.\r\n5-El Ezer Üniversitesi uleması: aşrı (Şİİ ) taassubu olan bazı İranlı çevrelerin sahabeyi kirama dil uzatmalarından dolayısı ile İran’a karşı sert bir tutum içine girmişlerdir. Buda İran için büyük bir kayıptır.\r\n6-Rusya dahi, uluslar arası bazı ilişkilerde, İran’ın bazıyanlış tutumlarına ortak olmamak için, zaman zaman İran’ı uluslar arası arenada yalnız bırakmaktadır, kendi çıkar ve prestiji için.\r\n7- Böyle bir durum karşısında: ekonomisi yavaş yavaş çöken bir İran; nasıl dayanacaktır acaba?\r\n8-İran’ın bünyesinde dış güçler tarafından yönetim zafiyetler başlatıldığında, bütün dostlarını kaybetmiş bir İran nasıl dayanacaktır?\r\n9-Bütün dünyadan izole olmuş bir İran nasıl ayakta duracaktır?\r\n10-Bütün Ehli Sünnet Dünyasına karşı ‘ Şİİ mezhep faktörünü ön plana çıkarmış olan İran için bu durum ne kadar doğrudur?\r\n11- Bugün Suriye’de, Beşşar Esed zalimi İktidarını devam ettirmek için, 80 bine yakın vatandaşını öldürülmüş. 120 insan kayıp ve hangi ülkelere gittikleri belli değil. Ve ayrıca herkesin bildiği gibi, 300 bine yakın insan ise, Türkiye’de mülteci kamplarında yaşamaktadır.\r\n12- Evet, Beşşar Esed’i her ne pahasına olursa olsun savunana bir İran; bu tavrının ve davranışının kendisine ne kadar zarar verdiğinin farkında mıdır acaba?\r\nEvet, seversiniz veya sevmezsiniz; İran’ın son yöneticileri:\r\nAyetullah Humeyni gibi bir liderin, bütün kazan ılımlarınıve batıya karşı kazandığı o büyük zaferin faydasını ve İran’ın yükselişe geçmeye yüz tutmuş trendini maalesef çökertmeye doğru bir tavır içerisine girmişlerdir. Evet, maalesef, Ayetullah Humeyni’nin İran’da Amerika’ya ve batıya karşı yaptığı bu büyük devrimi ve zaferi; İran’ın son yöneticileri yok etmek üzeredirler bazı basit küçük mezhebi taassupları yüzünden. Evet, gerçekten kardeş ülke İran’a çok yazık ediliyor. Elbette ki kardeş İran halkı;bu yanlışları görmekte ve her gün izlemektedirler. Evet, bütün samimiyetimizle söylemek istiyoruz ki; İran’ın son yöneticiler, bu girdikleri yanlıştutumlarının farkında olurlar İnşallah.\r\nSaygılarımla