Asıl Gerçek Niyetlerini gizliyorlar

Asıl Gerçek Niyetlerini gizliyorlar
Bugün sözünü edeceğimiz konu; herkesin yıllardır bildiği başörtüsü konusudur. Ülkemizde, yıllardır süregelen bu zulümden söz ediliyor ve maalesef yıllardır bu zulüm bu ülkede birilerinin eliyle devam ettiriliyor. Ben bugün bir cümle kullanmak istiyorum ve biliyorum çoğu inanlar benim bu kullandığım cümleye belki itiraz edecek ve karşı geleceklerdir veya böyle birşey olur mu diyeceklerdir?\r\n
\r\nEvet, söylemek istediğim cümle şudur:\r\nBu ülkede yıllardır, başörtüsü zulmünü devam ettirmek isteyenlerin asıl amacı başörtüsü değil, asıl amaçları; İslam dinine karşı olmalarıdır. Siz bakmayın bu bazı kişilerin isimlerinin Ahmet, Mehmet veya Hasan olduğuna. Bu kişiler ve kesimler, aslındaİslam dinine karşıdırlar. Fakat bu milletin büyük tepkisinden korktukları için, asıl niyetlerini ve amaçlarını gizleyip, başörtüsü gibi daha az tepki alacak bazı mazeretlerin arkasına sığınarak, yavaş yavaş amaçlarına ulaşmak istiyorlar. Çünkü bu bazı insanlara, dini nasıl algıladıkları sorulunca; Efendim ben demokrasiye, insan haklarına, özgürlüğe inanırım. Benim için bütün dinler eşittir deyip, toplumun resmi ideoloji gereği ezberlemiş olduğu bu bazıkavramların arkasına sığınarak, karşısındaki insanları kandırdıklarını zan ederler.\r\nVe bu insanlar kendilerini savunurken, benim düşünceme, benim fikrime, benim özgürlüğüme kimse müdahale edemez deyip, haklı olduğu düşüncesi ile hiçbir şeyi kabul etmezler. Tabi birde, her ne kadar bu düşüncede olan kimi insanlar da, cehaletlerinden veya İslam’ı bilmediklerinden dolayı bu şekilde konuşuyorlarsa da, ( asıl bizim değinmek istediğimiz kesim var ki,işte onlar, asıl gerçek yüzlerini bu milletten gizliyorlar.)\r\nÇünkü onlar 88 yıldır bu ülkede İslam’ı yok etmek ve istedikleri inanç ve yönetim sitemini kurmak için, bu milleti adım adım İslam inancında uzaklaştırmak için ellerindeki basın, medya, sermaye ve her türlü imkânları ile çalışıyorlar. Bu tür insanlar; eğer karşılarındaki insan İslam’ı fazla bilmiyorsa, bütün dinler benim için eşittir diye söze girerler.Ve bakarlar ki, karşısındaki insan eğer buna bir tepki göstermiyorsa; ha bire yüklenip kedilerini haklı çıkarmak için, bir sürü batıl kavramlarla karşısındaki insanın kafasını karıştırmaya çalışırlar.\r\nOysaki İslam’ın doğuşu ile yeryüzünde tek dini İslam’dır ve diğer bütün dinler, Allah tarafından lağvı edilmiştir. İslam’dan başka yeryüzünden hiçbir dinin geçerliliği yoktur Allah indinde. Tek din İslam’dır. Bu dinin Kitabı Kuran’dır, Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’dir.Ve yeryüzündeki bütün insanlar için bu hüküm geçerlidir. İşte asırlardır, Tevrat’ı, İncili ve Zebur un gerçek hükmünü tahrif eden Hristiyan ve Yahudiler, İslam’ın Allah tarafında son din olarak inmesini kabullenmediler ve asırlardır İslam’a saldırmaya devam etmektedirler.\r\nİşte bu ülkenin insanları içinde, her ne kadar adları Ahmet, Mehmet olsa da, onların zihniyetini benimsemiş ve kafasının arkasında bu milletin inancını yok etmek için uğraşan bazı kesimler, var ki, bu insanlar kimi zaman bu ülkede irtica geliyor dediler. Kimi zaman gericilik geliyor dediler. Ve işte son yıllardan da, bu kavramların modası artık geçince ve bu millet bu safsatalara inanmayınca, son yıllarda bum sefer başörtüsü kavramının arkasına sığınıp İslam’a saldırmaya başladılar.\r\nEvet dediğimiz gibi, cehaletinden ve ya İslam’ı gerçekten bilmediğinden dolayı karşıgelenleri, cahilliklerinden dolayı mahzur görebiliriz. Fakat kafansın arkasındaİslam’ı yıkmak düşüncesi olan ve asıl yüzlerini gizleyenlere gelince, işte yıllardır ‰ 99 Müslüman olan bu ülkenin halkı, devletin içindebazı siyasi kademelerinden olsun, sermeye kesiminden veya basın medya kesiminde olsun, bu bir avuç elit zümrenin zulmünü çekiyor yıllardır. İşte bu bazı kişiler toplumun karşısına geçince, elbette ki biz bu dine karşıyız diyemeyecekleri için, çeşitli başka gerekçelerin arkasına sığınıp, asıl amaçlarına ulaşmaya çalışmaktadırlar.\r\nDaha dün, Batıdünyası: Osmanlıyı yıkmak için kendi içimizde birileri olan, Enver, Talat, Cemal Paşaları iktidar hırsına kaptırıp, Osmanlıyı parçaladıktan sonra, yeniden kurulmuş olan Türkiye cumhuriyetinin de iplerini ellerine geçirmek için yavaşyavaş kendi kültürlerini, kendi dünya görüşlerini ve kendi değerlerini bu millete aşılayıp bu milleti inancından uzaklaştırmak için içimizde kendine bazıyandaşlar beslemeye başladılar. Ve bu yandaşların kimisi sermaye çevresi oldu.Kimisi basın medya kesimi oldu. Kimisi ise aydın, entelektüel, sanatçı vs. çevreleri belli kurum, dernek ve kuruluşlar vasıtası ile besleyip her fırsatta bu milletin inançlarına saldırttılar.\r\nÖrneğin bu tür bazı kişiler, vatandaşın karşısına geçer ve şöyle derler: canım siz bakmayın benim namaz kılmadığıma, Oruç tutmadığıma, hacca gitmediğime; benim kalbim temiz Efendim, sen ona bak. Ben herkese saygı duyarım diye söylenir de, söylenir dururlar. Fakat siz, benim kalbim temiz diye konuşan bu kişilere şöyle bir bakarsınız, adamdan zina karlık var. Kumar var. İçki var. Yalancılık var. Faizcilik var. Velhasıl kısacası, İslam’ın ve Kuran’ın yasakladığı her şeye o temiz dediği kalbinde yeri var. Faka tek bir İslam’a kalbinde yer yoktur. Ve bu insanlar karşısındaki insanları saf zan ederek, yıllardır bu palavralarla bu milleti kandırdıklarını zan ediyorlar.\r\nEvet, yazımızın başında dediğimiz gibi; aslında başörtüsü, irtica gericilik gibi kavramlar, bu sinsi vatan millet düşmanı bazı insanların bu millet uyanmasın diye kullandıkları basit bir argümanlardır. Onların asıl hedefleri; bu milleti uyandırmadan, İslam’dan, dinden, tarihinden, bayrağından, değerlerinden, örf ve adetlerinden uzaklaştırmaktır. İşte bunu da; bu ülkede 88 yıldır yavaş yavaş,çağdaşlık, ilericilik, demokrasi gibi bazı kavramların arkasına sığınarak yapmaya çalışıyorlar, Çünkü hedeflerine ulaşmadan bu milleti uyandırmak istemiyorlar. Allah bu Millete şuurlu bir uyanış nasip etsin. Âmin. Saygılarımla