Ahmet Çalık ve Erman Ilıcak'ı rüyamda gördüm!

Ahmet Çalık ve Erman Ilıcak'ı rüyamda gördüm!
Türkiye’mizin ve Malatya’mızın değerli sanayicileri ve değerli iş adamları:\r\nDün gece sizleri RÜYAMDA gördüm.\r\nEvet, dün gece Rüyamda: Malatya Abdullah gül parkında bir bankta gece yarısı tek başıma oturmuş şehrin sessizliği dinliyordum. Ve yorgunluktan öylece parktaki bankta uyuya kalmışım.\r\nVe rüyamda, ansızın beyaz giysiler içinde, yüzleri ay gibi parlayan iki kişi kollarımda tutup, beni ayağa kaldırdı.\r\nHayrola kimsiniz; benden ne istiyorsunuz dediğimde; "Sus sen suçlusun, çünkü sen gazeteci diye geçiniyorsun."\r\n"Fakat senin sıkıntıdan olan insanların halinden haberin yok Lütfi Caner."  Sen nasıl bir gazetecisin" dediler.\r\nVe beni kollarımdan tutukları gibi, bir andan kendimi bir binanın içinde ve birilerinin karşısında buldum.\r\nVe bana bir odanın içinde, tekerlekli sandalyelerde oturmuş sert bakışlarla bana bakan bazı insanları gösterdiler.\r\nBeni kolumdan tutup buraya  getiren bu beyaz giysili insanlara, iyide beni niye buraya getirdiniz diye sorunca;"bak halen konuşuyorsun, kulağını açta bu insanları bir dinle bak bakalım ne dertleri varmış?"\r\nBen kolumdan tutan bu beyaz giysili kişilere, tamam iyi de, bu insanların benimle ne ilgisi var deyince; "Lütfü Bey: Sen gazeteci değil misin? Önce dinle bakalım bu insanların ne derdi var ne sorunu var gör  bakalım."\r\n \r\nBeyaz giysiler içindeki bu görevliler: beni kapıdan bir adım illeri ittiler ve "dinle bakalım" dediler.\r\nTekerlekli sandalyeden oturan 25 yaşları civarından bir genç kızımız bana sitemli sözlerle bakarak, şu cümleleri sarf etti:\r\n"Lütfi Caner Ağabey : Sen Malatyalı bir gazeteci olarak, Malatya’nın sorunlarına değindiğini iddia ediyorsun?"\r\n"Peki bizler: Malatya’nın engelli vatandaşları olarak, bak ne kadar küçücük bir odada çeşitli kurslar ve dersler gördüğümüzü görüyorsun."\r\n"Bizler engeliler olarak, bu küçücük odada, tıkış tıkış zor şartlarda yaşama mücadelesi veriyoruz."\r\n"Ne olur bizim sorunumuzu gündeme getirsen de, birileri Allah Rızası için, bu sorunumuza bir çözüm bulsa da, daha geniş bir mekan ve daha geniş bir yeri bizlere tahsis etseler" diye sitemlerini dile getirdi.\r\nVe tam bu arada ben genç engeli kardeşimizi dinledikten sonra çıkmak isterken; tekerlekli sandalyede oturan 30 yaşları civarında başka  genç erkek bir  kardeşimiz söze girerek, "evet Lütfi Caner Bey: bende  kaç  yıldır  buraya ailemin yardımı ile gelip bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum.\r\nBiz özürlüler ve engellilerin hareketsizlikten dolayı fizik tedavi merkezine gidip gelme mecburiyetimiz var.\r\nFakat bizim iki tane ambulansımız var bize yetmiyor. Bize en az üç tane daha ambulans gerekli.\r\nİşte bütün bunları köşenizde, gazetenizde yazsanız da, belki bazı hayır sahipleri durumumuzdan haberdar olurda biz engellilere sahip çıkarlar" diye açıklamada bulundu.\r\nVe daha başka engeli kardeşlerimizde çeşitli konuşmalar yaparak, bazı  sorunlarını dile getirdiler.\r\nVe bu daracık yerde çeşitli eğitimler gören bütün bu engelli kardeşlerimizi dinledikten sonra; peki burası neresi diye sordum?\r\nDediler ki: "Burası Malatya Kent Konseyi'nin kendi imkanları ile bize tahsis ettiği bir binadır, fakat bize  yeterli gelmiyor."\r\n"Bize acilen daha geniş bir yer ve üç tane daha ambulans lazımdır. Sen bütün  bunları köşende yazacak mısın bize söz ver Lütfi Caner" dediler.\r\nVe bu konuşma üzerine  o, daracık yerde oturan engeli kardeşlerimizin hepsi birden, "bize söz ver Lütfi Caner; sen bütün bu sorunlarımızı yazacak mısın? Malatya’mızın çok değerli iş adamları ve sanayicileri vardır.\r\nBelki bu sorunlarımızla ilgilenirlerde,  bizlere bazı çözümler üretirler" diye söylediler.\r\nBende sevgili kardeşlerim: " Sizlere söz veriyorum, bu söylediklerinizi mutlaka köşemde yazacağım dedim" Ve verdiğim bu söz üzerine; beni oraya getiren, o beyazlara bürünmüş iki kişi yine kollarımdan tutup, bir andan yine beni Abdullah Gül Parkından aldıkları yere bıraktılar. Ve bana dikkatle bakıp, "Lütfi Caner; Sakın ha sakın, verdiğin sözü unutmayasın" dediler.\r\nVe o, beyaz giysili kişiler birden ortadan kaybolunca: Ben öylece parktaki bankta uykuya kalmışım ve rüyamda acaba ne yapsam diye düşünürken, birden omuzuma iki el dokundu ve başımı kaldırıp baktığımda, iki kibar güler yüzlü beyefendi yanı başımda duruyordu. Bende gayri ihtiyari bu güler yüzlü kibar beyefendilere, yoksa beni yine mi götüreceksiniz diye sorunca; " hayır biz seni götürmeye gelmedik dediler." Peki benden ne istiyorsunuz diye sorunca; Bu güler yüzlü kibar Beyefendilerden biri, "Ben Erman Ilıcak" diye kendisini tanıttı. \r\nDiğer güler yüzlü kibar Beyefendi ise, kendisinin "Ahmet Çalık" olduğunu söyledi.\r\nPeki iyi de siz  benden ne istiyorsunuz dediğimde; "Lütfi Caner, bizler senin neyi düşündüğünü biliyoruz."\r\n"Merak etme, bizler (Seyyid Battal Gazinin torunlarıyız.) Bak  orada daha başka arkadaşlarımızda seni gözlüyor.\r\nMerak etme, elbette ki mağdur kardeşlerimizin dertleri ile ilgileneceğiz deyip el sallayarak uzaklaştılar."\r\nİşte ben Lütfi Caner, Abdullah Gül parkında bankta uyuya kaldığım  bu Rüyanın hali içinde bocalarken, birden baktım, başımdan bir görevli polis memuru bana seslenerek, "Hayrola Bey amca, bu saatte burada  uyuya mı kaldın" diye beni uyardıklarını gördüm.\r\nŞöyle bir etrafıma baktım ve saatime baktım, saat gece yarısını çoktan geçmiş ve Malatya sesiz ve herkes derin bir uykudaydı.  \r\nMeğerse ben Abdullah Gül Parkında şöyle bir hava alayım ve dinleneyim derken; oldukça derin bir uykuya dalmış ve oldukça önemli bir rüya görmüştüm.\r\nEvet, işte bu önemli ( RÜYAMI ) Malatya’mızın çok değerli her iki iş adamı ve diğer sanayicilerimizin dikkatlerine arz  ediyor ve acaba bu Rüyamdan gördüğüm engeli kardeşlerimin sorunlarına bir çözüm bulunur mu diye umut ediyorum.\r\nHani bakarsınız: Malatya Kent Konseyindeki bu engeli kardeşlerimizin mekan sorunu ve ambulans sorununu giderecek Seyyidi Battal Gazinin  torunları çıkar ve bu insanların sıkıntılarını giderirler diye Allah’tan umut ediyoruz.\r\nEvet dostlar: işte ben Lütfi Caner: dün gece  sizlerle paylaştığım böylesine garip bir RÜYA gördüm. \r\nSaygılarımla. \r\n