Malatyalı Mustafa Paşahan’ın başkanlığını yürüttüğü İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği batık sektöre finans ve destek projeleri üretmek yerine, tasarım, teknoloji, dijital dönüşüm gibi çağımızın süslü ve zihin okşayan alanlarıyla esnaf ve sanayicinin aklıyla adeta alay ediyor.
Komedyen Cem Yılmaz dediği gibi "Sana gerçekten akıl verebileceklerin vakti yok. Vakti olup akıl verebilenlerin de aklı yok." Yine Vizontele filminde Yılmaz’ın dillere pelesenk olan repliğinde bahsettiği gibi "Beni methetme kardeşim, bana para ver" Bu işlerin takım elbiseleri giyip, akşam sabah çay kahve ve sosyal medya pozu vermekle yönetilmediğinin farkına varan Paşahan, tepki çekmemek adına bir şeylerle uğraşıyormuş gibi algılarıyla bitme noktasına gelen tekstil sektörüne adeta damardan narkoz vermeye devam ediyor.
ACI GERÇEĞİ DİĞER HEMŞEHRİMİZ MUNYAR ORTAYA ÇIKARDI!
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı Malatyalı Vahap Munyar ekonomim sitesinde yayınlanan köşe yazısında İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan’ın ne kadar boş işler ve söylemlerle uğraştığını ortaya koyan o makaleyi paylaştı.
İŞTE HAYALLERİN PARİS, GERÇEKLERİN İSTANBUL OLDUĞU O GERÇEK!
Mustafa Paşahan’ın başkanlığını yürüttüğü İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) “İnovasyon ve Tasarım Merkezi”nin açılışında TYH Tekstil A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Mehmet Kaya ile karşılaştım.
2000 yılında kurulan TYH Tekstil’i, Keşanlı Yönetici ve İş İnsanları Derneği (KYİAD) Başkanı Ahmet Eler’in önderliğinde Kasım 2019’da düzenlenen “Keşan Ekonomi Forumu”nda TYH Tekstil İcra Kurulu Üyesi Ramazan Kaya’yı yönettiğim panelde dinleyince yakından tanıma fırsatı buldum.
Ramazan Kaya, Türkiye Giyim Sanayiciler Derneği’nin (TGSD) Başkanlığını üstlendiği dönemde TYH Tekstil’in bilinirliği arttı, 13 fabrikada yaptıkları üretimin boyutu, yarattıkları istihdam öne çıktı.
Selçuk Mehmet Kaya’ya klasik soruyu sordum:
İşler nasıl? Şirketlerinizin durumu nasıl? Fabrikalarınızdan bazılarını kapattığınızı biliyorum…
Kaya, “Bir dokun, bin ah işit”in en somut örneği oldu:
Konkordato sürecindeyiz maalesef. Ekonomide yaşadığımız sıkıntılar bizi bu noktaya getirdi. 13 fabrikamız vardı, 6’ya indirdik. Özellikle hazır giyim tarafında büyük ölçüde küçüldük.
7 fabrikayı kapatmalarının istihdama yansımasına işaret etti:
13 fabrikada 6 bin 900 kişiyle üretim yapıyorduk. 1900 kişiye indik. Yani, 5 bin personelimizle vedalaşmak zorunda kaldık. Hemen hepsi yetkin, işini iyi yapan çalışma arkadaşlarımızdı. Küçülmeyle birlikte personelle vedalaşma süreci de yaşadık.
Ekonomideki sancılı dönem üzerinde durdu:
Ekonomide yaşanan sıkıntı ister istemez bazı şirketleri daha olumsuz etkileyecekti. En yoğun etkilenenler arasına maalesef biz de girdik.
