GÜNDEM Haberleri

Gelecekte hibrit sinema anlayışı doğacak!
GÜNDEM

Gelecekte hibrit sinema anlayışı doğacak!

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Denizcan Kabaş, 14 Kasım Dünya Sinema Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, sinemanın dijital çağda geçirdiği büyük dönüşüme dikkat çekti.

Gelecekte hibrit sinema anlayışı doğacak!
Göz Sağlığında Salgın: Diyabet
GÜNDEM

Göz Sağlığında Salgın: Diyabet

Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) verilerine göre, dünya genelinde 2025 itibarıyla 828 milyon yetişkin diyabetle yaşıyor. Bu rakamın 2050 yılına kadar 1,3 milyara ulaşması bekleniyor. Her 10 yetişkinden biri diyabetli olmasına rağmen, bu kişilerin önemli bir kısmı hastalığının farkında değil veya yeterli tedavi alamıyor.  Diyabetin, kanda glikoz oranının yükselmesiyle ortaya çıkan ciddi bir metabolik hastalık olduğunu vurgulayan Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Fevzi Akkan, “Yüksek şeker düzeyi retina damarlarında bozulmaya yol açarak görme kaybına neden olur. Bu nedenle diyabet hastalarının göz muayenelerini düzenli aralıklarla yaptırmaları büyük önem taşır,” dedi.

Göz Sağlığında Salgın: Diyabet
Diyabetlilerin en önemli görevi, diyabet kontrolü…
GÜNDEM

Diyabetlilerin en önemli görevi, diyabet kontrolü…

Diyabetin ömür boyu süren kronik bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, diyabet tedavisinde amacın kan şekeri düzeylerini kontrol altına almak, diyabetle ilgili belirtileri ortadan kaldırmak veya hafifletmek, diyabete bağlı oluşabilecek hastalıkları/komplikasyonları önlemek veya geciktirmek olduğunu söyledi. Diyabetin kontrol altında tutulmasında en önemli görevin diyabetlilere ait olduğunu belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Çünkü diyabet, hayat boyu diyabetlilerle birlikte olacak bir arkadaş gibidir. Diyabetlilerin arkadaşları olan bu hastalık ile iyi geçinebilmeleri için yanlış olan beslenme alışkanlıklarını değiştirip, yerine, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını benimsemeleri, günlük öğün planını, yiyeceklerin içerdiği besin öğeleri ile besinlerin porsiyon ölçülerini öğrenmeleri ve diyabetle ilgili belirtilere uygun acil önlemler almaları gereklidir” dedi. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada diyabetlilerin beslenmesinde dikkat etmeleri gerekenlere ilişkin tavsiyelerde bulundu. Diyabetin iyi yönetilmesi çok önemli…  Diyabetin ömür boyu süren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Diyabetin tedavisinde amacımız kan şekeri düzeylerini kontrol altına almak, diyabetle ilgili belirtileri ortadan kaldırmak veya hafifletmek, diyabete bağlı oluşabilecek hastalıkları/komplikasyonları önlemek veya geciktirmektir. Burada en önemli görev diyabetlilere aittir. Çünkü diyabet, hayat boyu diyabetlilerle birlikte olacak bir arkadaş gibidir. Diyabetlilerin arkadaşları olan bu hastalık ile iyi geçinebilmeleri için yanlış olan beslenme alışkanlıklarını değiştirip, yerine, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını benimsemeleri, günlük öğün planını, yiyeceklerin içerdiği besin öğeleri ile besinlerin porsiyon ölçülerini öğrenmeleri ve diyabetle ilgili belirtilere uygun acil önlemler almaları gereklidir” uyarısında bulundu Beslenme, diyabet tedavisinin temelini oluşturuyor Beslenme, kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesinde en önemli faktör olduğu için beslenmenin diyabetin tedavisinin temelini oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. M. Emel Alphan, ayrıca beslenmenin diyabetle ilgili komplikasyon riskini azaltmaya ve diyabetlilerin genel olarak sağlıklı olmalarına yardımcı olduğunu söyledi. Prof. Dr. M. Emel Alphan, doğru ve dengeli beslenmenin önemli olduğu üç noktayı şöyle açıkladı: Kan şekeri kontrolü: Besinlerdeki karbonhidratlar, kan şekeri seviyelerini doğrudan etkilediği için diyabetliler, öğünlerde karbonhidrat sayımı yaparak ve glisemik indeksi düşük besinleri tercih ederek kan şekeri seviyelerini daha iyi kontrol edebilirler. Komplikasyon riskinin azaltılması: Sağlıklı beslenme, diyabete bağlı oluşabilecek kalp-damar hastalığı, böbrek hastalığı (nefropati), görme bozukluğu (retinopati) ve sinir hasarı (nöropati)  gibi komplikasyonların riskini azaltmaya yardımcı olur. Ağırlık yönetimi: Diyabetlilerin çoğu tanı konulduğu zaman şişmandırlar. Diyabetlilerin tanı konulduktan sonra ağırlıklarının yüzde 10’unu kaybetmeleri bile kan şekerlerinin, kan basıncının, kan yağlarının (toplam kolesterol, trigliserid, LDL-K), 3 aylık kan şekeri ortalamalarının (HbA1c), kullanılan ilaç (ağızdan alınan ilaçlar veya insülin vb.) dozlarının azalmasına neden olur. O yüzden diyabetliler için sağlıklı ağırlık yönetimi çok önemlidir. Kişiye özel beslenme planı, kilo verme veya kilo koruma hedeflerine ulaşmada yardımcı olabilir. Özel bir beslenme planı oluşturulmalı Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme, diyabetlilerin enerji seviyelerini iyileştirmeye ve yorgunluklarını azaltmaya da yardımcı olabilir. Her bireyin beslenme ihtiyacı farklı olduğu için, diyabetlilerin bir diyetisyen ile ya da diyabet alanında uzman bir diyetisyen ile çalışarak kişiye özel bir beslenme planı oluşturmaları önemlidir. Diyabetli bireylerin beslenmesinde bu noktalara dikkat! Diyabetlilerin beslenmelerinde dikkat etmeleri gereken bazı önemli noktalara da değinen Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Bunlar genel önerilerdir. Her diyabetlinin, diyabet diyetisyeni ile birlikte oluşturdukları kendilerine özel bir beslenme planı olmalıdır” diyerek önerilerini şöyle sıraladı:  Karbonhidrat sayımı: Kan şekerini etkileyen en önemli faktör karbonhidrattır. Diyabetlilerin karbonhidrat alımlarını takip etmeleri, kan şekeri seviyelerini kontrol altında tutmaları için önemlidir. Diyabetlilerin karbonhidrat kaynağı besinleri ve karbohidrat içeriklerini bilmeleri ve önerilen karbonhidratları öğünlerine dengeli olarak dağıtmaları çok önemlidir.  Tam tahıllar (tam buğday ekmeği, çavdarlı ekmek ile bulgur vb. posalı tahıllar), sebzeler, meyveler ve kurubaklagiller gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Ayrıca süt, yoğurt, kefir vb. besinlerde de karbonhidrat bulunur. Glisemik indeks: Glisemik indeksi ve glisemik yükü düşük besinler seçilmelidir. Glisemik indeks, 50 gram karbonhidrat içeren besinlerin kan şekerine olan etkisini gösterirken, glisemik yük; besinlerin yenilen miktarının kan şekerine olan etkisini gösterir. Bu besinler kan şekerini daha yavaş yükseltir. Bu besinlere örnek olarak tam buğday ekmeği, yulaf, baklagiller, sebzeleri verebiliriz. Ama miktar çok önemlidir. Örneğin 4-5 yemek kaşığı tüketilen mercimeğin glisemik indeksi ve glisemik yükü düşüktür. Fakat bu miktarın üzerine çıkıldığında glisemik yük arttığı için kan şekeri seviyeleri yükselebilir. Düşük glisemik indeksli meyveler seçilmelidir. Posalı besinler: Posa, kan şekeri seviyelerini kontrol etmeye yardımcı olur.   Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve baklagiller posa açısından zengindir. Özellikle çözünebilir posadan zengin olan sebzeler, meyveler ve baklagiller kan şekerini ve kan yağlarını düşürmede etkilidir. Proteinli besinler: Sağlıklı beslenmede önemli bir yeri olan proteinli besinlerin yağsız olanları tercih edilmelidir (yağsız et, tavuk, balık, yumurta, baklagiller ile az yağlı süt, yoğurt, peynir vb.) Yağlar: Doymuş yağlardan ve trans yağlardan kaçınmak gerekir.  Yemeklerde tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı gibi doymuş yağlar yerine zeytinyağı ve fındık yağı ile ayçiçek yağı, soya yağı gibi bitkisel sıvı yağların az miktarda kullanılmasına özen gösterilmelidir. Ayrıca trans yağların en önemli kaynağı olan paketli besinler (bisküvi, kraker, kurabiye vb.), fast food restoranlarda defalarca yanmış yağda kızartılan patatesler, cipsler ve hidrojene edilmiş yağlardan uzak durulmalıdır. Porsiyon kontrolü: Porsiyon boyutlarına dikkat edilmelidir. Aşırı miktarlarda yenilen her yemek kan şekeri seviyelerini olumsuz etkileyebilir. Sıvı tüketimi: Diyabetlilerin su içmeleri çok önemlidir. Şekerli meşrubatlardan ve içeceklerden kaçınılmalı, çay, kahve şekersiz içilmelidir, gerektiğinde belirli miktarlarda yapay tatlandırıcı kullanılabilir. Ara öğünler: Meyveler, sebzeler ve belirli ölçüde kuruyemişler ara öğünlerde tercih edilebilir. Elma, armut, şeftali, portakal ve çilek gibi düşük glisemik indeksli meyveler ara öğünler için uygundur. Alkol ve şekerli besinler: Alkol tüketilmemeli ya da çok az alınmalı. Şekerli besinler ve içecekler tüketilmemelidir. Minimum insülin dozu ile maksimum yarar sağlanmalıdır Diyabetli bireylerin şeker, çikolata ve tatlı tüketmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Diyabetlilere eskiden şeker, şekerli içecekler, çikolata ve tatlılar belli ölçülerde karbonhidratlı besinlerin yerine sayılarak veriliyordu. Fakat Amerikan Diyabet Derneği, son rehberinde bu tür besinlerin ve içeceklerin kesinlikle yenilmemesi ve içilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Bunun nedeni; bu olayın diyabetliler tarafından abartılması, özellikle tip 1 diyabetlilerin karbonhidrat miktarlarını gözetmeden tatlı vb. besin ve içecekleri tüketerek uyguladıkları insülin dozlarını çok fazla arttırmalarıdır. İnsülin tedavisinde olan tip 1 ve tip 2 diyabetlilerin insülin dozlarının çok yüksek olması istenmez. Minimum insülin dozu ile maksimum yarar sağlanmalıdır. O yüzden diyabetlilerin içecek olarak sadece su tüketmeleri tavsiye edilmektedir. Unutulmaması gereken en önemli konu; diyabetlilerin tedavilerinde ilaç/insülin olsa bile sağlıklı beslenme ile birlikte bu ilaçların etkinliğinin artacağını bilmeleridir” diye konuştu. Ketojenik diyetler diyabetliler için uygun mu? Karbonhidratın yer almadığı ketojenik diyetlere de değinen Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Son yıllarda ketojenik diyetler popüler diyetler arasında yerini aldı. Aslında ketojenik diyetlerin tedavi edici özelliği sadece epileptik çocuklarda kanıtlandı ve epilepsi tedavisinde kullanılmaktadır. Ketojenik diyet ve obezite ile ilgili araştırmalar, 1960’lı yıllarda başladı ve ilk sonuçlar net değildi, zayıflamada başarılı olduğunu iddia eden çalışmalar var. Ketojenik diyetlerin kan yağları üzerine etkili olduğu yönünde yapılan çalışmaların sonuçları da karışıktır. Yapılan çalışmaların ya vaka sunumu ya da küçük gruplarda yapılan çalışmalar olduğu ve bu çalışmaların uzun süreli olmadığı ve büyük popülasyonlarda yapılmadığı bilinmektedir. Ketojenik diyetler, kilo vermeye yardımcı olsa da vücuttan su kaybına (dehidratasyon), hipotansiyona (tansiyon düşüklüğü), baş dönmesine, yorgunluğa, besin öğesi eksikliklerine, posa eksikliği nedeniyle kabızlığa ve böbrek taşlarının oluşumuna neden olabilir. Başlangıçta kan lipidlerini düzelttiği iddia edilse de uzun dönemde kan yağlarının yükselmesine neden olduğu için kalp-damar hastalıkları ve hipertansiyon riskini arttırabilir” uyarısında bulundu. Diyabetlilerin 130 gramın altında karbonhidrat tüketmemeleri gerekiyor Ketojenik diyetlerinin karbonhidrat miktarının çok az olduğu (enerjinin yüzde 5’i), yağ ve proteinlerin fazla miktarlarda verildiği diyetler olduğunu ifade eden Prof. Dr. M. Emel Alphan, şunları söyledi:  “Beslenme rehberleri, obez ve diyabetliler için ketojenik diyetlerin kullanımını desteklemiyorlar. Rehberlere göre diyabetlilerin 130 gramın altında karbonhidrat tüketmemeleri gerekiyor. Bu da enerjinin yüzde 40’ının karbonhidrattan gelmesi demektir. Ketojenik diyetlerin kısa vadede genel olarak güvenli olduğu bulunmuş olsa da uzun süreli uygulanamazlar. Uzun süreli, kesintisiz ketojenik diyetlerin güvenliği üzerine herhangi bir çalışma yapılmamıştır.  Meyve, baklagiller ve yüksek posalı tam tahılları yememek, birçok faydalı besin öğesinin vücuda alınmaması demektir ve bu besin öğeleri takviyelerle yerine konulmazsa yan etkilerin görülme olasılığı daha da artar. Bu bahsettiğimiz besinler yukarıda da anlatıldığı gibi diyabetlilerin mutlaka alması gereken besinlerdir.  Özellikle tip 1 diyabetlilerde ketojenik diyetler, ketoasidoz komasını tetikleyebilir, hipoglisemi (şeker düşüklüğü) riskini arttırabilir. Ayrıca, alınan yüksek miktarlardaki yağ ve protein nedeniyle kalp-damar hastalığı riski artabilir, nefropati oluşumuna zemin hazırlayabilir. Ayrıca alınan aşırı protein kemiklerden kalsiyumun çekilerek idrarla atılmasına ve osteoporoz (kemik erimesi) riskinin artmasına neden olur.” Diyabet yönetiminde yaşam tarzı değişikliği yapılmalı Prof. Dr. M. Emel Alphan, sözlerini şöyle tamamladı: “Diyabet yaşam boyu süren bir hastalık olduğu için sağlıklı beslenmeyi uygulayarak yaşam tarzı değişikliği yapmak (sağlıklı beslenmek, fiziksek olarak aktif olmak, sigara/alkol kullanmamak, kaliteli ve düzenli uyku ve güneşten yeterince yararlanarak D vitamini almak) diyabetlilerin sağlıklı olarak uzun yaşamalarına neden olduğu bir gerçektir.”

Diyabetlilerin en önemli görevi, diyabet kontrolü…
Alzheimer hastalığının 10 uyarıcı belirtisi nedir?
GÜNDEM

Alzheimer hastalığının 10 uyarıcı belirtisi nedir?

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığının sıradan unutkanlıklarla karıştırılmaması gereken 10 sinsi ve uyarıcı belirtisini açıkladı.

Alzheimer hastalığının 10 uyarıcı belirtisi nedir?
“High Potential” 2. Sezon Bölümleriyle Kasım Ayı Boyunca Her Çarşamba 21.30’da FX Ekranlarında İzleyicilerle Buluşmaya Devam Ediyor!
GÜNDEM

“High Potential” 2. Sezon Bölümleriyle Kasım Ayı Boyunca Her Çarşamba 21.30’da FX Ekranlarında İzleyicilerle Buluşmaya Devam Ediyor!

High Potential, yüksek IQ’ya sahip üç çocuklu bekâr bir anne olan Morgan’ın, temizlikçi olarak çalıştığı polis departmanında çözülemeyen bir suçun çözülmesine yardımcı olmasını konu alıyor.

“High Potential” 2. Sezon Bölümleriyle Kasım Ayı Boyunca Her Çarşamba 21.30’da FX Ekranlarında İzleyicilerle Buluşmaya Devam Ediyor!
Tırnak bakımı sadece estetik değil, sağlık işi!
GÜNDEM

Tırnak bakımı sadece estetik değil, sağlık işi!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Podoloji Programı Öğr. Gör. Muharrem Tosun, el ve ayak tırnak bakımı konusunu değerlendirdi.

Tırnak bakımı sadece estetik değil, sağlık işi!
Çocuğu araya almak aileyi yıpratıyor!
GÜNDEM

Çocuğu araya almak aileyi yıpratıyor!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, anne-baba arasındaki çatışmalarda çocuğun araya girmesinin aile dinamiğine ve çocuğun ruhsal gelişimine etkileri hakkında bilgi verdi.

Çocuğu araya almak aileyi yıpratıyor!
Tasarruf finansmanı, toplumsal dönüşümün finansal aracı hâline geldi
GÜNDEM

Tasarruf finansmanı, toplumsal dönüşümün finansal aracı hâline geldi

31 Ekim Dünya Tasarruf Günü, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de finansal farkındalığın artması ve hane ekonomilerinin güçlenmesi için önemli bir hatırlatma niteliği taşıyor. Ekonomik koşullar bireylerin tasarrufa bakışını dönüştürürken; erişilebilir finansman modellerine olan ihtiyaç da ciddi manada artmış durumda.

Tasarruf finansmanı, toplumsal dönüşümün finansal aracı hâline geldi
Geleceğin Akıllı Dünyasının Görünmeyen Dili: Matematik!
GÜNDEM

Geleceğin Akıllı Dünyasının Görünmeyen Dili: Matematik!

Matematik, yalnızca sayılarla değil; doğayı, teknolojiyi ve insan yaratıcılığını anlamanın dili. Matematik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Derya Çoksak, bu evrensel dili hem eğitimde hem de teknolojide nasıl kullandığımızı anlatıyor.

Geleceğin Akıllı Dünyasının Görünmeyen Dili: Matematik!
Gençler dış dünyadan eve sığınıyor!
GÜNDEM

Gençler dış dünyadan eve sığınıyor!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, gençlerin sosyal hayattan çekilerek evde kalmayı tercih etmesine yol açan psikolojik ve toplumsal nedenleri, bu durumun sonuçlarını ve çözüm yollarını anlattı.

Gençler dış dünyadan eve sığınıyor!
Diş eti çekilmesinin en büyük sebebi diş taşı!
GÜNDEM

Diş eti çekilmesinin en büyük sebebi diş taşı!

Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş eti çekilmelerinin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Diş eti çekilmesinin en büyük sebebi diş taşı!
Kış kapıda bir kap su, bir avuç mama hayat kurtarıyor!
GÜNDEM

Kış kapıda bir kap su, bir avuç mama hayat kurtarıyor!

Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, soğuk havalar yaklaşırken sokakta yaşayan hayvanlar için yapılması gerekenleri değerlendirdi.

Kış kapıda bir kap su, bir avuç mama hayat kurtarıyor!
Osteoporozdan Koruyan 6 Altın Yöntem
GÜNDEM

Osteoporozdan Koruyan 6 Altın Yöntem

Kadınlarda menopoz sonrası daha sık görülen, erkeklerde ise ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan osteoporoz, kemik yoğunluğunun azalması ve yapısının bozulmasıyla kemiklerin daha kırılgan hale gelmesine neden oluyor. Sistemik bir iskelet hastalığı olan osteoporoz, genellikle hiçbir belirti vermeden ilerliyor. “Sessiz hastalık” olarak da tanımlanan osteoporoz, genellikle ilk kırıkla birlikte fark ediliyor. Ancak hayat tarzında yapılacak basit değişikliklerle osteoporoz riski en aza indirilebiliyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Doç. Dr. Ebru Yılmaz, “20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü” nedeniyle, bu hastalıktan korunmak için dikkat edilmesi gerekenler ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Osteoporozdan Koruyan 6 Altın Yöntem
Omurganızı yıllara ezdirmeyin!
GÜNDEM

Omurganızı yıllara ezdirmeyin!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaman, omurga sağlığını korumanın önemi ve bunu sağlamak için doğru duruş, egzersiz, uyku pozisyonu, kaldırma teknikleri, stres yönetimi ve düzenli doktor kontrolleri gibi yöntemler hakkında bilgi verdi.

Omurganızı yıllara ezdirmeyin!
Lenf Bezlerinde Kalıcı Büyüme Dikkate Alınmalı!
GÜNDEM

Lenf Bezlerinde Kalıcı Büyüme Dikkate Alınmalı!

Seksenin üzerinde alt tipi olan lenfomada, yeni geliştirilen hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde yüz güldürücü sonuçlar alınıyor. Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, “Lenfoma tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bir kısmı yavaş seyirli olup sadece izlenebilirken, hızlı seyirli olanların erken tanıyla tedavi edilme oranı çok yüksektir” dedi. Lenfomanın artık korkulacak bir hastalık olmadığının altını çizen Prof. Dr. Ateşoğlu, doğru zamanda konulan tanı ve uygun tedavi planının hastalığın gidişatını tamamen değiştirebileceğine dikkat çekti. 

Lenf Bezlerinde Kalıcı Büyüme Dikkate Alınmalı!
Daha Fazla Yükleniyor...